İnadına Haber’den, ‘Gerçeğini’ Sevmeyenlere “Pembe Haberler”

İnadına Haber televizyon haberciliği formatında ilk haber bültenini yayınladı. Bülten, genelde ana akım kanallarının iktidar yanlısı haberciliğini kinayeli bir biçimde örnek alıyor ancak alt metinler ise ülkenin tüm acı gerçekleriyle gizli.

13 Ekim 2016 tarihinde yayına giren 13 dakika uzunluğundaki “Pembe Haber Bülteni Bölüm 1“, aslında tam da ana akım televizyon ve gazete takipçilerinin sevdiği formatta, ülke gündemini “toz pembe” bir metinle ekranlara aktarıyor. Ancak diğer yandan ülke gerçeklerini, yine bir kısmı iktidarla olan çıkar ilişkileri, bir kısmı da iktidarın elinde silah olarak tuttuğu yargı gücünün korkusundan seyircilere aktarmaktan çekinen veya istemeyen bu “medya kuruluşları“nı da yerden yere vuruyor.

İlk bölümünde “Memurlar ve İşçiler Yine İsyanda” ve “Kadınlar Siyasette Önde Olmaktan Yorgun” ana başlıkları işlenirken, altyazılarda ve haberin arkasında yer alan aktuel videolarda ise işin gerçek yüzünün aslında hiç de o pembe metinlerde işlendiği gibi olmadığını gözler önüne seriyor.

Ülkede gerçekte yaşananların, iktidarın tamamen halka ve emekçiye dönük nefreti ile bu kesimlere yönelik olarak giderek arttırdığı baskı ve sömürü uygulamalarının hayata geçirilmesi olduğunun, örnekler ve gerçek görüntüler ile vurgulandığı haber bülteninde hak arayışlarında sürekli polis saldırılarına göğüs geren işçi ve memur emekçilerden, ülkede bir bir satılan kamu kurumlarına, intihar eden öğretmenlere hakaret eden bakanlardan, “Sarayın Savaşı” kapsamında “Örtülü Ödenek“ten akıtılan kara paranın en güncel örneği “MİT TIR’ları“na pek çok konu, çarpıcı metin ve görüntüler eşliğinde ekrana taşınıyor.

7 Haziran 2015 tarihinde KaçAk Saray emriyle başlatılan “Sarayın Savaşı” süreci boyunca sivil ölümlerinin katlanarak arttığı da bu gerçek metinlerde vurgulanırken, kadın haklarının son yılların en düşük seviyesine gerilediği, kadın ve LGBTi bireylere karşı gerçekleştirilen saldırıların ve hak ihlallerinin ise doruğa ulaştığı izleyiciye aktarılıyor.

20161013_ih-pembe-haberler-i-bolum_04

İktidarın Kopya Bültenlerine Karşı Özgür Basının Gerçekleri

Tüm haberler boyunca haber spikerinin yüzü, belki ana akım’da yer alan haberleri sunan ve hazırlayanların halkın karşısındaki yüzsüzlüklerini, belki de aslında yüzlerden bağımsız olarak her birinin gerçekte iktidarın yüzünü yansıttığı vurgulanırcasına koyu renkle gizleniyor.

20161013_ih-pembe-haberler-i-bolum_05Haberlerin ana bölümü spikerin, “Sağlıcakla kalın, özgürlük hep yanınızda olsun, her nerede yaşıyor, yaşanıyor ve yaşatılıyor ise, bizler bilmesek de…” sözleriyle biterken bültenin de sona erdiğini zannetmeyin tabii ki, zira birkaç saniye sonrasında ülkenin gitgide sertleşen gerçek gündemi siyah ekrana yansımaya başlıyor.
Bu son kısımda, bültende pembe metinlerle işlenen ancak alt yazılarda gerçeği aktarılmaya çalışılan ülke gündeminin tüm detayları ekrandan izleyicilere aktarılıyor.

İlk bölümden edinilen izlenim ise, sonrasında gelecek haber bültenlerinin çok daha çarpıcı gerçeklere ve görüntülere sahne olacağı.

Umarız “Pembe Haber Bülteni” ülke gündemini ana akım’da aktarıldığı kadar pembe zannedenlere de ulaşır, hayatın en azından coğrafyamızda çok daha sert yaşandığı gerçeği, bu ülkenin her yurttaşının gündemine bir parça daha etki eder.

Gerçekten de hak ve özgürlüklerin tüm ülkeye eşit bir biçimde paylaştırılabildiği günleri görebilmek ve bir gün çok daha pozitif haberler yapabilmek ümidiyle…

[fusion_builder_container hundred_percent=”yes” overflow=”visible”][fusion_builder_row][fusion_builder_column type=”1_1″ background_position=”left top” background_color=”” border_size=”” border_color=”” border_style=”solid” spacing=”yes” background_image=”” background_repeat=”no-repeat” padding=”” margin_top=”0px” margin_bottom=”0px” class=”” id=”” animation_type=”” animation_speed=”0.3″ animation_direction=”left” hide_on_mobile=”no” center_content=”no” min_height=”none”][fusion_youtube id=”dAJ9XnliiAU” width=”720″ height=”394″ autoplay=”no” api_params=”” class=””/]

İşte o metinlere gizlenen gerçekler ise Haber Bülteninin sonunda şu şekilde izleyiciye atarılıyor:

Memurlar ve işçiler yine isyanda

Asgari ücret seçim vaatleri doğrultusunda 1300 liraya yükseltilirken reel enflasyon %50’yi aştı.
Buna karşılık sadece %4+4 zam önerisi memur ve işçileri ayağa kaldırdı. Ankara’da AŞTİ’den Çalışma Bakanlığı’na yürümek isteyen Sendika temsilcileri, işçi ve memurlara polis saldırısı gerçekleşti.
AŞTİ çıkışında hazır bekleyen TOMA’lardan sıkılan kimyasal katkılı su ile dağılmayan kitleye polisler, gerçekleştirdikleri biber gazı bombardımanının ardından kalkan ve coplarıyla saldırdı.
Saldırıda 3’ü ağır olmak üzere en az 35 işçi ve memur yaralanırken, 180 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan 50 kişi savcılık tarafından ‘terör örgütüne üye olmak’ ve ‘terörist faaliyetlerde bulunmak’ suçlamalarıyla mahkemeye sevk edildi.

Maliye Bakanı, ülkede artık satılacak bir kamu kurumu kalmadığını açıkladı. Uzun yıllardır kamu kurumları ve kamu iktisadi teşekküllerinin satışı alanında faaliyet gösteren Özelleştirme İdaresi’nin, bu gelişmeler ışığında çalışmalarına son verileceği, halen kurumda çalışan uzman personelin ise başbakanlığa bağlı personel havuzuna dahil edilecekleri bilgisi verildi.

Yıllarca bekleyip atanamayan öğretmenlerden onlarcası, geçim sıkıntısı nedeniyle intihar ederken, Milli Eğitim Bakanı, “gösteriş için intihar ediyorlar” şeklinde skandal bir açıklamaya imza attı.

Afrika, Ortadoğu ve özellikle Suriye’de bulunan ‘din kardeşlerimize’ ‘insani yardım’ adı altında silah ve mühimmat taşındığı ortaya çıktı. Sınır ötesinde uluslararası yetkililer tarafından, baskın ve operasyonlarda tespit edilenlerin çoğunluğunun MİT mensubu olduğunu belgeledi ve bu kişiler sınırdışı edildi. Türkiye Hükümeti yakalanan kişilerin MİT ile ilişkisini reddetti. Durdurulan TIR’larda gıda ve tıbbi ekipman olduğu ısrarını sürdürdü. Birleşmiş Milletler’in, konuyu Uluslararası Adalet Divanı’na götürmesi bekleniyor.

Kadın Örgütleri siyasette kadın hakimiyetine son verilmesi için meclise bir önerge getirme kararı aldı

7 Haziran Seçimleri sonucunda kadın kotası uygulamasına rağmen, kadın milletvekillerinin oranı, %18’de kaldı. Ancak bu oran bile cumhuriyet tarihinin en yüksek oranı oldu.
Seçimlerin KaçAk Saray tarafından beğenilmeyerek iptal edilmesinin ardından 1 Kasım’da DKTTR’ün eliyle yeniden şekillendirilen meclisteki kadın milletvekillerinin oranı %16’ya geriledi.

Cumhuriyet tarihinde bir kadın başbakan ve bazı hükümetlerde “temsili” birer kadın bakan dışında ülke yönetiminde kadınlara söz sahibi olma hakkı tanınmamıştır.

Kadınlar siyasette sınırlanırken, kadına uygulanan şiddette ve kadın katillerine uygulanan ceza indirimlerinde herhangi bir sınırlama görülmemektedir. Sadece 2015 yılında, resmi kaynaklara göre 303 kadın cinayeti gerçekleşirken, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yüzlerce kadın intihar adı altında hayata veda etmiş veya ettirilmiştir.

‘SRYN SVŞı’ süreci ile kadın cinayetlerine de yeni bir boyut eklenmiş, şu ana kadar katledilen 477 sivil yurttaşın 78’inin kadın olduğu belirlenmiştir.

Her gün onlarca kadın, erkeklerin sözlü ve fiziksel şiddetine maruz kalmaktadır.

Kadın sığınma evlerinin sayısı artan talepleri karşılamakta yetersizdir. Adresleri afişe edilenler ise kullanılamaz duruma gelmektedir.
Kamuoyunda ‘Özgecan Yasası’ olarak bilinen, ancak Özgecan’ın ne ilk ne de son olduğunu vurgulamayı es geçen yasa tasarısı daha gündeme bile gelemeden tozlu meclis raflarında yerini almış durumda.

– W/İnadına Haber / 13 Ekim 2016 Perşembe –[/fusion_builder_column][/fusion_builder_row][/fusion_builder_container]

yorum yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s