Gizlenen Türkiye Gerçekleri Ekranlarda – “Pembe Haberler-Bölüm 2”

İnadına Haber’in televizyon haberciliği formatında yayına giren ikinci Pembe Haber Bülteni, yine ülke gündemini ana-akım diliyle halka aktarmaya devam ediyor.

İkinci Pembe Haber Bülteni, ana akım kanallarının sürekli biçimde iktidar yanlısı gerçekleştirdiği ‘habercilik‘ yayınlarını kinayeli bir biçimde ele alıyor ancak alt metinler ise yine ülkenin gün geçtikçe bilançosu ağırlaşan tüm acı gerçekleriyle gizli.

İkinci bölümü 15 dk. olan Pembe Haberler, ülke gündemini artık kanıksanan bir biçimde iktidar metinleriyle gizleyen ana-akım ve yandaş medya diliyle, “toz pembe” bir metinle ekranlara aktarıyor. Ancak ülkenin gizlenmeye çalışılan gerçeklerini, tüm bu “medya kuruluşları”nı da yerden yere vururken, hem Türkiye’ye hem de dünyaya aktarmaya devam ediyor.

Ülkede Yaşanan Barış Ortamı, Güvenlik Güçlerini Kendilerini Feshetme noktasına getirdi” manşetiyle yayına giren ilk haberde Roboski’den Reyhanlı’ya, Gezi İsyanı’ndan Suruç ve Ankara Katliamlarına, devleti ele geçiren AKP iktidarının ülkeyi adeta bir savaş alanına nasıl çevirdiği, kendi halkı üzerine yönelttiği saldırgan politikaları ile gerek direkt olarak devletin olanakları, gerekse devlet destekli terör örgütleri aracılığıyla ülkede yaşayan tüm yurttaşların can güvenliğini nasıl siyasi çıkarları uğruna hiçe saydığı, birer birer tüm olaylar hatırlatılarak gözler önüne seriliyor.

20161105_ih-pembe-haberler-ii-bolum_03

İkinci başlık olan “Kazasız Belasız 4 Yıl” haberinde ise, AKP iktidarının İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği açısından da en kanlı dönemleri hem rakamlarla, hem de son yıllarda AKP ile ihya olarak palazlanan yandaş şirketlerin altına imza attıkları işçi katliamlarıyla bir kez daha gündeme getiriliyor. AKP’nin ‘medeniyet’ kavramı olarak halka sürekli olarak propogandasını yaptığı ‘beton-asfalt-santral’ şeytan üçgenine, tüm ülke yurttaşlarının ve yaşamaya çalıştığımız coğrafyadaki doğanın nasıl sıkıştırıldığı, hem insan hayatlarının, hem de doğal varlıklarımızın rant-talan uygulamalarına nasıl feda edildiği bir kez daha ekranlara taşınıyor.

20161105_ih-pembe-haberler-ii-bolum_04

İktidarın Kopya Bültenlerine Karşı Özgür Basının Gerçekleri

Tüm haberler boyunca haber spikerinin yüzü, belki ana akım’da yer alan haberleri sunan ve hazırlayanların halkın
karşısındaki yüzsüzlüklerini, belki de aslında yüzlerden bağımsız olarak her birinin gerçekte iktidarın yüzünü
yansıttığı vurgulanırcasına koyu renkle gizleniyor.

Haberlerin ana bölümü spikerin, “Sağlıcakla kalın, özgürlük hep yanınızda olsun, her nerede yaşıyor, yaşanıyor ve
yaşatılıyor ise, bizler bilmesek de…” sözleriyle biterken bültenin, ülkenin gitgide sertleşen gerçek gündeminin aktarıldığı “Gerçek Haberler” bölümü başlıyor.
Bu son kısımda, bültende pembe metinlerle işlenen ancak alt yazılarda gerçeği aktarılmaya çalışılan ülke gündeminin
tüm detayları ekrandan izleyicilere aktarılıyor.

İlk bölümden sonra gelen 2. Pembe Haber Bülteni, ülkenin içerisine sürüklendiği savaş, şiddet ve insan sömürüsünü tüm çıplaklığıyla ekranlara aktarmayı başarıyor.

Umarız “Pembe Haber Bülteni” ülke gündemini ana akım’da aktarıldığı kadar pembe zannedenlere de ulaşır, hayatın en azından coğrafyamızda çok daha sert yaşandığı gerçeği, bu ülkenin her yurttaşının gündemine bir parça daha etki eder.

Gerçekten de hak ve özgürlüklerin tüm ülkeye eşit bir biçimde paylaştırılabildiği günleri görebilmek ve bir gün çok
daha pozitif haberler yapabilmek ümidiyle…

[fusion_builder_container hundred_percent=”yes” overflow=”visible”][fusion_builder_row][fusion_builder_column type=”1_1″ background_position=”left top” background_color=”” border_size=”” border_color=”” border_style=”solid” spacing=”yes” background_image=”” background_repeat=”no-repeat” padding=”” margin_top=”0px” margin_bottom=”0px” class=”” id=”” animation_type=”” animation_speed=”0.3″ animation_direction=”left” hide_on_mobile=”no” center_content=”no” min_height=”none”][fusion_youtube id=”866koxVFMR0″ width=”720″ height=”394″ autoplay=”no” api_params=”” class=””/]

* * *
İşte o metinlere gizlenen gerçekler ise Haber Bülteninin sonunda şu şekilde izleyiciye atarılıyor:

20161105_ih-pembe-haberler-ii-bolum_05

“Roboski’de Silahlı Kuvvetler’e ait savaş uçaklarının gerçekleştirdiği bombalama sonucu çoğunluğu çocuk 35 köylü yaşamını yitirdi, devlet özür bile dilemedi.
Reyhanlı’da gerçekleştirilen ve 4 ay sonra IŞİD’in üstlendiği patlamalarda 100’ün üzerinde yurttaşımız hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturmalarda ve ortaya saçılan belgelerde, katliamın devlet tarafından önceden haber alındığı açığa çıktı.

Gezi İsyanından bugüne, ‘yasal mermi’ler, ‘yasal gaz kapsülleri’ ve ‘yasal odun’ darbeleri sonucunda onlarca genç hayatını kaybetti. Çok daha fazlası sakat kaldı. Eylemlere katılanlar ‘terörist’ olmakla suçlandı. Bir kısmının yargılanmasına halen devam ediliyor.

Diyarbakır’da gerçekleştirilen HDP mitinginde patlatılan bomba sonucu en az 5 yurttaşımız katledildi. Hükümet eylem faili olarak IŞİD’i gösterirken, failin eylem sonrasında Suriye’ye “sorunsuzca” kaçırıldığı tespit edildi.

20 Temmuz 2015’te Suruç’ta 33 gencimiz, intihar bombacısı Şeyh Abdurrahman Alagöz tarafından katledildi. Abdurrahman ve Yunus Emre Alagöz kardeşlerin babaları emniyete kayıp ihbarı yapmıştı ve bu kişiler ‘terör nitelikli kayıp’ olarak aranıyordu. Abdurrahman Alagöz’ün polis tarafından gözaltına alınıp bırakıldığı öğrenildi. Hiçbir polise zeval gelmeyen saldırı sonrası ‘teyakkuza geçen’ emniyet güçleri, failin ‘kayıp’ ağabeyi Yunus Emre Alagöz’ü de yakalayamadı. Yunus Emre Alagöz, 10 Ekim’de Ankara Garı’nda 103 canın katledilmesiyle sonuçlanan patlamayı gerçekleştiren canlı bombalardan biriydi.

Suruç katliamından 2 gün sonra Ceylanpınar’da 2 polisin katledilmesini ‘Apocu Fedai Timi’ isimli ‘birşey’ üstlendi. Bu olay ‘SRYN SVŞı’nın ‘ateşleyicisi’ olarak kullanıldı.
Suruç Katliamı’yla düğmeye basılarak yarı-çatışmasızlık süreci sona erdirildi. Çeşitli kışkırtmalarla çıkartılan çatışmalarda öldürülen asker ve polislerin karşılığında Özel Harekat TİM’leri, bölgede yaşayan ve çoğunluğunu Kürtler’in oluşturduğu sivil halka saldırılar gerçekleştirmeye, taciz ve kışkırtma girişimlerinde bulunmaya, her gün birkaç sivilin canını almaya başladı.
Katledilenlerin sayısı, ülkenin batısı sessiz kaldıkça onlara, yüzlere yükseldi.

Kentlerde gerçekleştirilen operasyonlar, ana akım medyaya ‘terör operasyonu’ adı altında servis edildi. Öldürülen kadınlar soyularak, 14-15 yaşındaki çocuklar ise üstlerine gerilla kıyafeti giydirilerek ‘terörist’ olarak lanse edildi.
Kentler günlerce ablukaya alındı, sokağa çıkan sivil vatandaşlar, kadın-çocuk ayırt edilmeksizin keskin nişancılar tarafından vuruldu. Medya’da 35 aylık bebekten 80 yaşındaki kadına dek hepsi ‘etkisiz hale getirilen terörist’ olarak yer aldı.

10 Ekim’de Ankara Garı’nda ‘Sadece Barış’ demek için mitinge gelen 103 canımız ‘tepeden gelen icazetle’ katledildi. Canlı bombanın Antep’ten Ankara’ya 3 polis noktasından ‘selametle’ uğurlandığı öğrenildi. Suruç Katliamı’nda olduğu gibi Ankara Katliamı’nda da alanda tek bir polis bile yoktu.
Patlamanın ardından ilk müdahale ambulanslarla değil, TOMA’lar ve gaz bombalarıyla yapıldı. TTB açıklamasına göre en az 2 yaralı yurttaş polisin attığı gaz bombaları sonucu solunum yetmezliğinden hayatını kaybetti.

Ankara’da ikinci katliam 17 Şubat akşamı 29 insanın daha canını aldı. Hükümet, ülkeyi Suriye Savaşı bataklığına sokmak uğruna alelacele “PYD yaptı” şeklinde açıklamada bulundu. Saldırıyı gerçekleştirenin TAK üyesi Abdülbaki Sönmez olduğu ortaya çıkınca hükümet “Ha PYD, ha PKK” diyerek ısrarını sürdürdü. Ancak haberleri Türk ana akımından değil, güvenilir istihbarat kaynaklarından takip eden batı bu yalanı elbette ‘YUTMADI’.
Ardından bir saldırı da 13 Mart tarihinde, bu sefer Ankara’nın kalbi Güvenpark’ta gerçekleştirildi. Tam 35 masum hayatını kaybetti. 7 Haziran’da kurulan ‘İstikrar’ tam gaz ilerliyordu. Bir adam istedi diye hayatlar sönmeye devam ediyordu. Her katliam sonrası bir fail belirleniyordu ama asıl katil her zaman için elbette ki ‘Faili Meşhur’du.

Yeni Gladyo provokasyonları sonucu çıkan çatışmalarla ‘SRYN SVŞı’ asker, polis ve gerilla 2000’in üzerinde insanın hayatına mal olurken, bu süreçte 500’den fazla masum sivil de bu süreçte katledildi.
Darbe dönemlerinde bile eşine rastlanmayan uzun süreli sokağa çıkma yasakları ile çocukların eğitim hakkı, hasta vatandaşların sağlık hakkı gaspedildi. TSK tabiriyle ‘Düşük Yoğunluklu Savaş’ta kullanılan ağır silahlarla insanların yaşam alanları harabeye çevrildi. En kötüsü, siyasetçilerin ve medyanın kullandığı ayrıştırıcı dil, halkın arasına yıllarca etkisini sürdürecek kin ve nefret tohumları ekti.

* * *

2013 yılında 1235, 2014 yılında ise 1886 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Resmi istatistiklere göre, 2015’te ise hayatını kaybeden işçilerin sayısı 1730 olarak açıklandı ancak onlar istatistiklerde birer sayı olmayı asla haketmedi, herbirinin isimleri ve aileleri vardı.

2014 yılında yaşanan Soma Katliamı sonrasında en çok kayıp yaşanan iş kolu ‘madencilik’ olurken katliamın sorumlusu Soma A.Ş. cezalandırılmak yerine devlet teşviğine layık görüldü.
Genel olarak bakıldığında ise İnşaat ve Tarım işkolları, cinayetlerde başı çekiyor. AKP’nin ‘lokomotifi’ olan inşaat sektöründe taşeronlaşma ve maliyetlerin düşürülmesi amacıyla gözardı edilen güvenlik tedbirleri, adeta çılgınlık boyutuna gelen ve reel ihtiyacı defalarca katlayacak şekilde artarak gerçekleştirilen inşaat faaaliyetleri sonucunda hergün birkaç emekçi aramızdan ayrılıyor. Tarım sektöründe can verenlerin çoğunluğunu, tarım işçilerini adeta balık istifi taşıyan kamyonlar ve minibüslerin karıştığı kazalarda hayatlarını kaybedenler oluşturuyor. Can güvenliği tedbirlerini ‘ek maliyet’ olarak görüp, ‘taşeronlaşma ile sorumsuzlaşma’yı başarıyla uygulayanlar kazanırken kaybedenler ne yazık ki sürekli olarak emekçiler oluyor.”

– W/İnadına Haber / 08 Kasım 2016 Salı –[/fusion_builder_column][/fusion_builder_row][/fusion_builder_container]

yorum yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s