Kuzey Buz Denizi ve Atlantik Okyanusu’ndaki petrol faaliyetleri “süresiz kapalı”

Barack Obama yönetimi, ABD’nin kutup bölgelerinde, Kuzey Buz Denizi ve Atlantik Okyanusu kıyılarında petrol ve doğalgaz arama ve üretim faaliyetlerinin ‘süresiz’ yasaklandığını duyurdu. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada Kuzey Buz Denizi’nde yer alan Chukchi ve Beaufort denizlerinin büyük bölümünün ve Atlantik kıyılarındaki 31 alanın petrol ve doğal gaz arama-üretim faaliyetlerine ‘süresiz kapalı’ olacağı bildirildi.

Obama’nın açıklamasında, ayrıca Kanada Başbakanı Justin Trudeau’nun da Kanada’nın kutup bölgelerinde bulunan bölgelerin büyük kısmını petrol ve doğalgaz faaliyetlerine ‘süresiz kapalı’ olarak belirlediği ifade edildi. Açıklamaya göre, kutup bölgelerinde çevreyi ve doğal hayatı korumak için ABD-Kanada arasında çeşitli iş birlikleri ve ortak projeler yapılacak ve her iki ülkenin kutuplarda ‘ağır akaryakıt’ kullanımının da kademeli azaltılması desteklenecek.

New York Times’ın haberinde bu hamle, Obama yönetiminin, bir sonraki başkan Donald Trump’ın kolayca geri çeviremeyeceği bir çevre yönetimi mirası bırakma çabası olarak nitelendirildi.

Bu girişim, Başkan Obama‘nın Ocak‘ta görevi bırakmadan önce bölgeyi koruma girişimi olarak görülüyor. Yeni Başkan Donald Trump taraftarlarının,  Barack Obama‘nın bu kararını geri çevirmesi zor olabilir.

Kanada da Washington ile birlikte, kendi Kuzey Kutup bölgelerinde benzer bir adıma imza attı. Beyaz Saray kararın “güçlü, sürdürülebilir ve yaşayabilir bir Kuzey Kutup ekonomisi ve ekosistemi” için alındığını açıkladı.

Yasağa gerekçe olarak ayrıca kültürel ihtiyaçlar, vahşi yaşamla ilgili kaygılar ve bölgenin petrol sızıntılarına karşı tehdite açık olması sebep gösterildi.

Kanada kararı 5 yılda bir gözden geçireceğini duyururken, Barack Obama‘nın koyduğu yasak kalıcı olacak. Karar başkanlara bu yetkiyi veren 1953 tarihli bir yasaya dayanıyor.

Friends of the Earth kuruluşu “Hiç bir başkan daha önce kıyı bölgelerinin doğalgaz ve petrol araması için kiralanmasının engellenmesi kararını geriye çevirmedi. Donald Trump kararı geri çevirmeye kalkarsa, kendisini mahkemede bulur”açıklamasında bulundu.

Ancak ABD Petrol Enstitüsü “süresiz yasak” diye bir şey olmadığını ve Trump’ın kararı geri almasını umduklarını söyledi.

Kuzey Kutup bölgesinde diğer yerlere göre daha pahalı ve zorlu olduğu için çok az petrol çıkartılıyor.

[fusion_builder_container hundred_percent=”yes” overflow=”visible”][fusion_builder_row][fusion_builder_column type=”1_1″ background_position=”left top” background_color=”” border_size=”” border_color=”” border_style=”solid” spacing=”yes” background_image=”” background_repeat=”no-repeat” padding=”” margin_top=”0px” margin_bottom=”0px” class=”” id=”” animation_type=”” animation_speed=”0.3″ animation_direction=”left” hide_on_mobile=”no” center_content=”no” min_height=”none”][fusion_alert type=”notice” accent_color=”” background_color=”” border_size=”1px” icon=”” box_shadow=”yes” hide_on_mobile=”small-visibility,large-visibility” class=”” id=”” animation_type=”” animation_direction=”left” animation_speed=”0.3″ animation_offset=””]

PETROL SIZINTISI NELERE SEBEP OLABİLİR?

Haber – 28 Haziran, 2010

20 Nisan 2010’da British Petroleum’a (BP) ait bir açık deniz petrol platformunda bir patlama ve sonrasında petrol sızıntısı meydana gelmişti. İşte o sızıntı hakkındaki gerçekler ve olası zararlar.

Meksika Körfezi’nde ne oldu?

20 Nisan 2010’da British Petroleum’a (BP) ait bir açık deniz petrol platformunda patlama meydana geldi. Patlamada platformda çalışan işçiler hayatını kaybederken, on binlerce varil ham petrol Meksika Körfezi’ne yayıldı. BP’nin, okyanus yüzeyinin 1500 metre derinliğindeki Deepwater Horizon petrol kuyusu şu anda her gün Körfez sularına 5000-60.000 varil ham petrol sızdırıyor.

Bunun sorumlusu kim?

Transocean adlı bir şirkete ait olan platform, BP’ye kiralanmıştı. Bu şirketlerin ikisi de felaketten sorumlu ve BP’den sızıntının temizlenmesinden doğan tüm masrafları karşılaması istenecek.

Ancak daha önemli olan, insanların halen fosil yakıtlara bağımlı olması. Bunun sorumluluğunu ise hükümet liderleri taşıyor. Liderler açık denizlerde sondaj yapılmasını yasaklamak gibi cesur bir karar alıp temiz enerji devrimini başlatarak yeni bir felaketin oluşmasını önleyebilir.

Felaketin boyutları nedir?

Sızıntının 130 mil (200 km) uzunluk ve 70 mil (110 km) genişlikten daha geniş bir alana ulaştığı, Louisiana, Alabama, Mississippi ve Florida açıklarını etkileyeceği tahmin ediliyor. BP’nin sızıntı yapan kuyusundan sürekli akmakta olan ham petrol, Körfez’deki yüzlerce türü tehdit ediyor. Soyu tükenme tehlikesi altındaki türler olan balinalar, deniz kaplumbağaları ve göçmen kuşların yaşam alanı da tehdit altında.

Times-Picayune adlı gazetenin haberine göre tehdit altındaki alan ABD’nin su kuşlarının %70’ten fazlası için yaşamsal olan bir kışlama ve dinlenme noktası. Associated Press’in raporlarına gore BP’nin Deepwater Horizon petrol sızıntısından doğacak hasarın bedeli 1 milyar doları aşabilir.

Sızıntının durdurulmasına ne kadar yakınız?

ABD ordusu ve BP, sızıntıyı durdurmak için birkaç farklı yaklaşım deniyor. Petrolü durdurup hassas bölgelere ulaşmasını önlemek için yerleştirilen yüzer “patlamalar” aynı zamanda düşük miktarlarda petrolü de yakıyor. Uzaktan aktive edilebilen denizaltılar kullanarak, patlamayı daha olmadan önlemiş olması gereken kapakçığı onarmaya çalışıyorlar. Ayrıca petrolü içine alacak ve petrolü daha sonra dışarı güvenli bir şekilde çıkarmalarını sağlayacak bir kubbe indiriyorlar. Kuyuda baskıyı azaltıp kuyunun kapatılmasını kolaylaştıracak ilave delikler açmak da yakında gerçekleştirilecekler arasında.

Şu ana kadar bu çalışmalardan hiçbiri başarılı sonuç vermedi. Petrol kıyıya yaklaşıyor ve kuyu her gün en az 210.000 galon petrol fışkırtmaya devam ediyor.

Hangi hayvanlar etkilendi?

Meksika Körfezi Kıyısı, bozulmamış ekosistemlere ve ülkenin en önemli yaban hayatı sığınma ve koruma alanlarına ev sahipliği yaptığı gibi, yüzlerce türe de yaşama alanı sunuyor. Her yıl yaklaşık beş milyon göçmen kuş buradan geçiyor. Times-Picayune adlı gazetenin haberine göre tehdit altındaki alan ABD’nin su kuşlarının %70’ten fazlası için yaşamsal olan bir kışlama ve dinlenme noktası. Dahası pek çok tehlike altındaki tür yaşamak için Körfez sularına ihtiyaç duyuyor. Hassas bir popülasyona sahip Kuzey Atlantik orkinosları, dört tür deniz kaplumbağası, altı balina türü, köpekbalıkları ve yunuslar sızıntının etki alanında.

Kaynak: Greenpeace

[/fusion_alert]

[/fusion_builder_column][fusion_builder_column type=”1_1″ background_position=”left top” background_color=”” border_size=”” border_color=”” border_style=”solid” spacing=”yes” background_image=”” background_repeat=”no-repeat” padding=”” margin_top=”0px” margin_bottom=”0px” class=”” id=”” animation_type=”” animation_speed=”0.3″ animation_direction=”left” hide_on_mobile=”no” center_content=”no” min_height=”none”][fusion_alert type=”general” accent_color=”” background_color=”” border_size=”1px” icon=”” box_shadow=”no” hide_on_mobile=”small-visibility,medium-visibility,large-visibility” class=”” id=”” animation_type=”” animation_direction=”left” animation_speed=”0.3″ animation_offset=””]

Petrol Kirliliğinin Deniz Ekosistemine Zararlı Etkileri
Bütün denizlerdeki petrol sızıntıları, gemilerden sızan petrol kalıntıları, gemilerin kaza sonrası denize dökülen petrol deniz ekosistemi için zararlı etki yapar. Ancak bu etki petrolün miktarına, dağılımın oranına, dağılan alanın yapısına bağlı olarak değişir. Örneğin, petrol kirliliğinin balıkçılığa etkisi en çok üreme ve göç dönemlerinde ve İstanbul boğazı gibi dar boğazlarda olur. Ekolojik veya biyolojik bir koridor görevi yapan bu tür boğazlarda görülebilecek petrol yayılmaları örneğin Akdeniz ve Karadeniz arasında olan başta balık göçleri zamanından olursa göçler etkilenirler. Ayrıca, yayılan petrolün balık avlama takımlarına verdiği zararlar da vardır. Bütün bu nedenlerle, balıkçılığa verilen zararlar hesaplanırken bütün bu etkiler dikkatlice incelenmeli ve geçmişe ve geleceğe dönük av değerleri tahminleri yapılmalıdır. Kaza sonrası genellikle tazmin konusunda taraflar farklı pozisyonlar alabilir. Bunu önlemek için bölgede daha evvel yapılmış petrol kirliliği izleme araştırmaları ile balıkçılık istatistiklerinden yararlanılır.
Balıkçılığa verilen zararlar için balık yetiştirilen alanlar, ağ kafesler, midye ve istiridye çiftlikleri, ağ dalyanlar ile olta balıkçıları dahil herkesin zararının tanzimi için çaba sarf edilir. Petrol yayılması balıkları üç şekilde etkiler. Bunların başında balıkların letal dozun üzerine çıkan ölümler gelir. Örneğin, bentik balıklardan dil, kalkan, pisi ve diğer balıkların ölümü buna örnektir. 1994’te olan Nassia kazası sırasında kaya balıkları ile birlikte genç kalkan yavruları da petrolden etkilenmişlerdir.
Su canlılarının yumurta ve larvalarının petrol kirliliğine daha fazla duyarlı olduğu bilinmektedir. Birçok balık, kabuklu ve eklembacaklı ilk evrelerini yüzeyde yüzerek geçirir ve bu durumda petrolden fazlasıyla etkilenirler. Petrol kirliliği eğer geniş bir alana yayılmışsa, yumurtlama dönemine denk gelmişse ve belli türlerin özel olarak yumurtlama alanları olarak seçtikleri yerlere yayılmışsa su ürünleri stokları risk altındadır (Ipıeca/IMO, 1997).
Diğer yandan, petrol kirliliğinde su ürünlerindeki lezzet değişimi ve petrol kokusu üreticileri zor durumda bırakır. Özellikle ağ kafeslerde yetiştirilen balıklar ile midye ve istiridye gibi türlerin kaçma şansı olmadıklarından petrol kokusu bu ürünlere sinebilir ve tüketime mani olur, bu ise üreticiler için bazen büyük zararlara neden olabilir. Bu türlerin tüketimi için güvenilir laboratuarlarda analiz edildikten sonra yenilmesi tavsiye edilir.
Bu durum özellikle geleneksel yöntemlerle balık avlayan balıkçılar için uzun dönemli zararlara neden olabilirler.
Petrol kirliliğinin denizdeki besin zincirine verdiği etki de önemlidir. Özellikle üreme ve yumurta alanları, verimli kıyılar ile fitoplanktondan başlayıp en üst beslenme seviyesine kadar giden besin zincirindeki etkilenme bilimsel olarak izlenmelidir. Ancak burada verilen zararın maddi olarak karşılığı için geliştirilmiş ve kabul edilmiş bir yöntem yoktur. Bu nedenle her kaza ayrı bir inceleme konusudur ve deniz ekosistemine vereceği zararı araştırmak önemli olmakla birlikte asıl olan kirlenmenin önlenmesi için çaba göstermektedir. Bu ise uygun stratejik planlar yapma, uygun malzemeyi kullanmasını bilen uzmanlar yetiştirme,  tanzim için bütün verileri toplama yanında dünyadaki gelişmeleri takip eden uzman ve devlet organları ile işbirliği yaparak sağlanabilir.
Petrol kirlenmesinin kumluk alanlara vereceği ekolojik zararlar daha çok supra ve mediolirotal bölgedeki makro bentik ve meio bentik canlıların etkilenmesine göre değerlendirilebilir. Örneğin, med-cezir hattında yaşayan organizmalar, yengeç ve karides türleri, kum midyesi, deniz çakısı, kurtlar etkilenir. Kayalık alanlarda ise midye ve istiridye, deniz yıldızları, kabuklu deniz canlıları, bazı deniz yosunları ve deniz çayırları, deniz şakayıkları, çin şapkası, yengeç ve karides türleri, Amfipod ve izopodlar ile Balanus türleri de petrolün yayılmasından etkilenir.
Petrol kazaları meydana gelmeden önce kıyılarda yapılacak petrol kirliliği acil eylem hazırlık ve önleme planları için hassas alanların haritalanması önemli bir süreçtir. Bu süreçte değişik kıyısal kaynakların durumu haritaya işlenerek kirlenmenin önlenmesinde önceliklerin sıralanması yapılır. Bu öncelikler örneğin GIS yoluyla bir veri bankasına veya harita üzerine işlenebilir. Hassas alanların haritalanmasında temizlenme stratejilerinin buluşması veya birbirini tamamlaması gerekir. Hassas alanların haritalanması yapılmadan yapılan temizlik işlemleri eksiktir. Bu nedenle, ilgili kurumlara ve araştırmacılara yardımcı olacak bu haritalama, basit, pratik, kolay anlaşabilir olmalıdır. Bu amaçla, haritalanılacak alanın kıyı tipi, habitat tipleri, (Deniz çayırları, mercan resifleri, yosunluk alanlar v.s) koruma altındaki alanlar, balıkçılık etkinlikleri, balık yetiştirme alanları, tarihi alanlar ve sosyo-ekonomik veriler başta olmak üzere haritalara geçirilir. Kıyı tiplerinin haritaya geçirilmesinde genellikle çevresel hassasiyet indeksi kullanılır (Ipieca-IMO, 1996).
Diğer yandan, su kuşları petrol yayılmasından en fazla etkilenen canlılardan biridir. Bu kuşların başta kanatları olmak üzere petrolden arındırılması için özel yöntemler bulunmaktadır. Uzman olmayanların yapacakları müdahale çoğu kez canlılara fayda yerine zarar verir. Bu nedenle uzmanlaşmış kurumlardan teknik destek istenmelidir.

1975-2012 Yılları Arasında Denizde Petrol Kirliliği Yaratan Bazı Kazalar
1975 Jacob Maersk’in Leixos Limanı, Portekiz’de dibe oturması makine dairesinde bir patlamaya ve bütün geminin ateş almasına neden oldu. Altı kişi öldü. Yanan petrolden kaynaklanan duman yerel halkı oldukça kötü etkilendi ve dökülen petrol 20 mil uzunluğundaki sahili ve balıkçılık alanlarını kirletti. Sonunda gemi parçalandı. Toplam 88.000 ton petrol döküldü.
1976 Urquiola İspanya`da La Coruna’ya girerken petrol sızmasına sebep olacak şekilde dibe oturdu. Bu patlamalar ve çıkan yangın izledi. Yayılan kirlilik kabuklu deniz canlılarına ve deniz ortamına zarar verdi. Devam eden patlamalar şehirde hasarlara yol açtı ve oluşan duman yerli halkı etkiledi. 108.000 ton petrol döküldü ve toplam kirlilik hasarı ve temizleme masrafları 62 milyon dolar tuttu.
1977 Honolulu`dan 300 mil uzakta Hawaiian Patriot’un omurgasında 100 ft’lik bir çatlak oluştu. Petrolun denize sızması, gemiyi çevreleyen bir yangın çıkaran büyük bir patlama ve petrol dökülmesi ile sonuçlandı. Daha sonra gemi ikiye bölündü ve battı. Bir adam öldü ve dökülen 99.000 ton petrol adalardan uzağa sürüklendi. Gemi ve taşıdığı kargo toplam 32 milyon dolar değerindeydi.
1978 Amaco Cadiz kötü hava koşullarında dümen donanımı hatasından dolayı Fransa’nın kuzey sahillerinde kazaya uğradı. Sahile çekme girişimlerine rağmen, gemi karaya oturduktan sonra ölümcül çevre hasarına sebep olan 223.000 ton petrol dökülmüştü. Daha sonra Fransa, tankerleri kıyılarından uzaklaştırmak, IMO ise büyük gemilerdeki dümen donanımının performans standartlarını iyileştirmek için önlemler aldı. Bu kaydedilen en büyük petrol kazasıydı ve Fransa hükümeti ile diğer kuruluşlar lehine olan dava 10 yılın üzerinde devam etti. Son anlaşma gemi ve kargo için 32 milyon dolar ve Fransa yararına talepler için 253 milyon Euro’nun üzerinde tuttu.
1973 İspanya’nın kuzeybatı kıyısında Andros Patris’in omurgasında 15 metrelik bir çatlak açılınca gemi terk edildi. Bir patlama ve yangın takip etti; yaklaşık 50.000 ton petrol döküldü ve 30 kişi öldü. Gemi güneye çekildi ve geri kalan petrol diğer tankerlere nakledildi.
1979 Betelgeuse İrlanda’daki Bantry Limanı’nda petrol boşaltırken havaya uçtu. Terminal büyük zarara uğradı ve ağır düzeyde petrol kirliliği oluştu. 64.000 ton petrol döküldü. 50 kişi öldü ve nihai borç talebi yaklaşık 120 milyon dolar tutarındaydı.
1979 Atlantic Empress, Hindi Adalarının batısındaki Tobago açıklarında Aegean Captain ile çarpıştı. Gemiler çarpışmadan sonra ateş aldı. Kaza 29 ölümle sonuçlandı. Sonunda Atlantic Empress taşıdığı 270.000 ton ham petrolle battı. Aynı zamanda Aegean Captain’dan da şiddetli sızma oldu. Kayıplar Londra deniz sigortası borsası tarafından verilen rekor bir ödeme ile karşılandı.
1979 Burrnah Agate yük gemisi Mimosa ile Teksas açıklarında çarpıştı. Kazayı haftalarca süren yangın ve patlamalar izledi. Yaklaşık 10.000 ton petrol döküldü ve yandı. 32 kişi yaşamlarını kaybetti. Her iki geminin sigortalı değeri yaklaşık 13 milyon dolardı.
1979 93.000 ton petrol taşıyan Independenta ile kuru yük gemisi Evrialy İstanbul Boğazı’nın tam güneyinde çarpıştılar. Independenta ateş aldı ve ateş Evrialy’e sıçradı. Independenta’nın mürettebatından 42 kişi öldü ve gemi yanmaya devam ederek sahile sürüklendi. Gemi büyük ekolojik zarara sebep vererek haftalarca yanmaya devam etti. En sonunda yangın kendiliğinden bitti. Bir yaşındaki Indepententa’nın sigortalı değeri 40 milyon doların üzerindeydi ve Evrialy ise 2.5 milyon Euro değerindeydi. 94.000 ton petrolün 30.000 tonu yanarken kalanı denize yayıldı ve 5.5 km’lik bir alan yoğun kirlenme etkisine girdi. Birçok deniz canlısı öldü, midye ve istiridye alanları petrolle kaplandı.
1983 Assami, 53.000 ton petrol ile yüklüyken, Muscat-Umman’ın 55 mil açığında makine dairesinde önemli bir yangına tanık oldu. Ateş geminin geri kalan kısmına, petrol ise denize yayıldı. Gemi terk edildi ve daha sonra açığa çekildi ve battı.
1983 İspanya`ya doğru yol alan Castillo de Bellver, Körfez’den yüklediği 250.000 ton hafif ham petrolle, Saldanya Körfezi, Güney Afrika açıklarında alev aldı. Mürettebat gemiyi terk etti; üç kişi öldü ve gemi büyük bir patlamadan sonra battı. Sahilden esen rüzgar petrolü kıyıdan uzağa sürükledi. Fakat ateşten meydana gelen siyah, petrol içeren yağmur mahsule ve yeni kırkılan koyunlara zarar verdi. Gemi 18 milyon dolar, kargo ise 54 milyon dolar karşılığında sigortalıydı.
1985 Nova, İran’ın 20 mil güneyinde, Körfez mevkiinde 70.000 ton petrol kaybı vererek battı.
1988 Odyssey, Nova Scotia’nın 700 mil açığında 132.000 ton petrol kaybı vererek battı.
1989 Exxon Valdez, 37.000 ton petrol dökülmesine ve ölümcül çevre hasarına neden olarak, Alaska sahilinin açıklarında karaya oturdu. Maliyet; temizleme masrafları, para cezası ve tazminat içinde 51 milyar dolar üzerinde; eğer yürürlükteki mahkeme hükümleri onaylanırsa 10 milyar dolar kadar tuttu. Bu kaza OPA 90’a ve başka önlemlerin alınmasına yol açtı.
1989 Kharg V, Afrika’nın kuzey batı sahili açıklarında 70.000 ton ham petrol dökerek patladı. Hiç bir kıyı devleti geminin sahili yakınına yaklaşmasına izin vermediği için, kalan kargosunun nakli için geminin güneye doğru 1.500 mil çekilmesi gerekti.
1991 ABT Summer, Angola’nın 700 mil açığında 260.000 ton petrol kaybı ile battı.
1991 Ro-ro gemisi Moby Prince, 80.000 ton hafif ham petrol taşıyan Agip Abzurro’ya Livarno-İtalya’da demirlenmiş haldeyken çarptı. Arabalı vapur ateş aldı ve 143 kişi öldü. Yangın yedi gün devam etti ve orta dereceli deniz kirliliği geniş bir alanı etkiledi. Çarpışma, İtalyan mahkemelerinin resmi dava açması ve Moby Prince’in sahibince mürettebat dikkatsizliği gerekçesiyle sorumluluk sınırlandırılması deklarasyonu verilmesi ile sonuçlandı.
1991 144.000 ton ham petrol yüklü MT Haven, Cenova açıklarında demirlemişken ateş aldı ve seri patlamalar geçirdi. Gemi üç ana parçaya bölündü ve daha sonra battığı sığ sulara çekildi. Petrolun çoğu yangın sırasında tüketildi, fakat 10.000 tonun üzerinde petrol ve yanmış petrol artığı sızdı.
1992 Aegean Sea, La Coruna-İspanya’da kötü hava koşullarında dibe oturdu. Gemi ikiye bölündü ve ateş aldı. 74.000 ton petrol döküldü ve geniş ölçüde çevresel zarar oluştu. Kazayı takiben balıkçılıkta oluşan kısıtlamalar 3000 balıkçıyı etkiledi. Balıkçılar tarafından talep edilen 152 milyon dolar tutarındaki tazminat için İspanyol mahkemelerine başvurulmuştu.
1993 84.000 ton kuzey Denizi ham petrolü ile yüklü MV Braer, Shetland Adaları, İngiltere’nin güneyinde motor arızası geçirdi. Gemi kötü hava koşullarında kıyıya sürüklendi ve kayalıklarda parçalandı. 85.000 tonu bulan tüm kargo ve akaryakıt aktı ve balıkçılık alanlarına ve çevreye büyük zarar verdi; kıyıya uçan toz halindeki petrol serpintisi çiftlik alanlarını kirletti. Bu durum, Shetland Adaları Konseyi ve diğerlerinin temizleme masrafı ve doğaya verilen hasar için, İngiliz hükümetinin ise temizleme aktivitelerinin tanzimi için kapsamlı bir talepte bulunmalarına yol açtı. Ocak 1996’da, 75 milyon dolar miktarındaki talebin karşılanmasına rağmen davacılar tazminat için 100 milyon dolar daha istediler. Braer kazasının sonucunda, İngiltere Donaldson soruşturması başlatıldı.
1994 İstanbul boğasında Nassia ve shipbroker kazalarının meydana gelmesi, 29 denizcinin ölümü, 20.000 ton petrolün boğaza yayılması su ürünleri stoklarına büyük darbe vuruldu.
1996 Sea Empress limana girerken Milford Haven, İngiltere`de karaya oturdu. Kötü hava koşulları tekrar yüzdürmeyi zorlaştırıyordu ve 65.000 ton petrol denize döküldü. Hassas kıyı şeridine ve balıkçılığa ciddi boyutlarda zararlar geldi. Taleplerin toplam değerinin Braer ile ilgili olanları geçmesi muhtemeldir. Gemi sonunda yüzdürüldü ve geri kalan petrolün diğer gemilere nakli için limana alındı.
1999 Volganeft kazası, gemi ikiye bölündü. 3086 ton petrol Florya ve Marmara denizine yayıldı.
2002 Gotia, 25 ton fuel-oil İstanbul Boğazı, Haliç ve Marmara’ya yayıldı.
2003 Svyatov Panteleymon gemisinin 423 ton yakıtla Anadolu fenerinde kayalara vurdu ve petrol yayıldı.
2003 Tasman Spirit, 12.000 ton üzerinde Umman Denizi’ne petrol döküldü. 16 km’lik sahil şeridi kirlendi.
2004 Athos 1, Delaware nehrinde,  265.000 galon (yaklaşık 860 ton) ham petrol döküldü.
2004 MV Selendang Ayu, Batı Alaska’da karaya oturdu, gemi ikiye bölündü ve bunun sonucunda 1.560 ton petrol denize döküldü.
2007 Kab 101, Meksika’da 1.869 ton petrol dökülmüştür.
2010 MT Bunga Kelana 3,  Singapur Boğazı’nda yük gemisi ile çarpıştı. 2000 ton petrol denize döküldü.
2010 BP Deepwater Horizon, ABD tarihindeki en büyük petrol sızıntısıdır. 492.000 ton petrol Meksika Körfezi’ne yayıldı ve ekolokik olarak büyük zarar meydana geldi. Kazadan Missisippi Nehri deltası da etkilendi. 11 kişi öldü ve 17 kişi yaralandı.
2010 MSC (Mediterranean Shipping Company) Chitra, konteyner gemisi olup Jawaharlal Nehru Limanında başka gemi ile çarpıştı. Ortalama 600 ton petrol döküldü.
2011 TK Bremen, Fransa’da meydana geldi ve yaklaşık 220 ton petrol döküldü.

Ayrıca, 1978 yılında zararlı atık içeren kazalar için MAPROL tutanağı çıkarılmıştır. 1989 yılında kurtarılan mal üzerine Uluslararası Konferans-kurtarılan mal üzerine geçerli kurallar getirdi ve petrol kirliliğini önlemek için kurtarma gemilerine sınırlı tazminat hükmü getirildi. 1990 yılında, US Petrol Kirliliği Kanunu (OPA 90) çift cidarlı tankerler ve diğer zorunlu kirlilik önleyici gereksinimler için çağrıda bulunmuştur. 1990 Petrol Kirliliği Hazırlığı, Eylem Planı ve İşbirliği üzerine Uluslararası Konferans, petrol kazaları için dünya çapında bir organizasyon için çağrıda bulunmuştur ve 1995’te sonuç vermiştir. 1991 yılında Rubinion-18, İstanbul Boğazı’nda 2000 adet koyunla battı ve şok bir kirlenme görüldü. Gemi çıkarılamadı. 90-95 MAPROL 73/78’e, yeni tankerlerde çift tekne ve mevcut tankerlerde ise arttırılan incelemeler için Annex I kapsamındaki gereksinimleri içeren, kapsamlı değişiklikler getirildi. 90-95 SOLAS 1974`e, 1988’den –Avrupa sularındaki bazı gemiler için daha önce-beri geçerli Uluslararası Güvenlik Yönetim (ISM) Kuralları’nın emredici tanıtımını içeren, kapsamlı değişiklikler getirildi.

kaynak: TUDAV

[/fusion_alert]

Kaynak: New York Times, Sputnik, Evrensel, ZerNews[/fusion_builder_column][/fusion_builder_row][/fusion_builder_container]

yorum yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s