Ankara’da Güzel Birşeyler Oluyor, ÇerÇöp Çorbacılar İçimizi Isıtıyor

Yaklaşık 3 yıl önce yine sokaklar buluşturdu onları. Gizem, Hande ve Fuat ile başlayan, gıda israfına ve dönüşümüne yönelik bu hareketin gönüllülerinin sayısı şimdilerde ise yüzü geçmiş durumda.

ÇerÇöp Çorbacılar pazarlarda, marketlerde, evlerde israf edilen gıda maddelerini gereksiz yere çöpe gitmekten kurtarırken isteyene “Yiyecek Paylaşımı” adıyla direkt olarak ihtiyaç sahipleriyle buluştururken, dileyenlere de kendi elleriyle topladıkları bu malzemelerle yaptıkları sıcacık çorbalarını sunuyorlar, üstelik tamamen vegan.

Aynı zamanda belgesel yönetmenliği yapan Fuat Salman “Bir açık hava film gösterisinde tanıştığım iki kadın vegan arkadaşla birlikte konuşurken, arkadaşların israfa karşı bir oluşum başlatma gibi bir fikirleri vardı. Onlarla tanışıp bu fikirlerini dinleyince çok hoşuma gitti. Ben de bu işi birlikte yapabiliriz dedim. Ufak altyapılar hazırladıktan sonra bu işi gönüllü olarak yapmaya başladık. İlk çorbamızı da Birleşmiş Milletler Yüksek Komiserliği önünde, Afgan mültecilerin mülteci hakları tanınsın diye başlatmış olduğu eylemde dağıttık. Çadırlarda kalan bu mültecilerin gideceği yeri de yoktu. İlk çorbamızı yapıp burada dağıttık.” sözleriyle aktarıyor yola nasıl çıktıklarını.

[fusion_builder_container hundred_percent=”yes” overflow=”visible”][fusion_builder_row][fusion_builder_column type=”1_1″ background_position=”left top” background_color=”” border_size=”” border_color=”” border_style=”solid” spacing=”yes” background_image=”” background_repeat=”no-repeat” padding=”” margin_top=”0px” margin_bottom=”0px” class=”” id=”” animation_type=”” animation_speed=”0.3″ animation_direction=”left” hide_on_mobile=”no” center_content=”no” min_height=”none”]

Yüksel’de Çorba Dağıtımı – Foto: Emine Kart

Yemiyoruz, Satın Alıp Çöpe Atıyoruz

Sonrasında Suriyeli mültecilerle ramazan çorbalarından, maden işçilerine destek çorbalarına, farklı insanlarla farklı alanlarda, sokaklarda çorba pişmeye devam eden ÇerÇöp Çorbacılar, sadece şekli bozuk veya diğerlerinin altında kalmış diye ya da 3-5 tanesine ihtiyaç varken kilolarca evlere lokantalara alınıp kullanılmadan çöpe atılan meyve sebzeleri hem pişirerek hem de taze taze değerlendirdiklerini ve ihtiyacı olan herkesle paylaştıklarını aktaran Fuat, “Bu durum sadece gıda ile ilgili de değil. Aldığınız herhangi bir şeyin üretimi bile dünyaya muazzam zarar veriyor. Çünkü hiçbiri doğal yollarla üretilmiyor. Biz bunun sadece gıda tarafındayız. Çünkü gıda tarafı çok büyük bir ağ. Karşımızda çok büyük bir sistem bulunuyor. Dünyayı değiştiremeyeceğimizin farkındayız. Fakat en azından kendi çevremizi, dünyamızı ve hayatımızı değiştirebiliriz. Bu şekilde birleşerek ÇerÇöp Çorbacıları oluşturduk” diyor.

[/fusion_builder_column][fusion_builder_column type=”1_1″ background_position=”left top” background_color=”” border_size=”” border_color=”” border_style=”solid” spacing=”yes” background_image=”” background_repeat=”no-repeat” padding=”” margin_top=”0px” margin_bottom=”0px” class=”” id=”” animation_type=”” animation_speed=”0.3″ animation_direction=”left” hide_on_mobile=”no” center_content=”no” min_height=”none”]

ÇerÇöp Çorbacılar Ayrancı Pazarı’nda – Foto: Emine Kart

ÇerÇöp Çorbacılara Katılmayın, Siz de Kendi Çorbanızı Yapın

3 kişiyle yola çıktıktan sonra kimi zaman sayıları yüzü geçse de faal olarak 30 civarı gönüllü ile işlerini yürüttüklerini belirten ÇerÇöp Çorbacılar’ın amacı tek başlarına giderek büyüyen bir ekip olmaktan ziyade, kendilerinden görerek öğrenerek bu işe gönül verebilecek herkesin kendi ekiplerini oluşturması ve kendilerinin erişemediklere semtlere ve şehirlere de bu hareketin yayılabilmesi. “Haberimiz bile olmadı ancak geçenlerde sosyal medyadan öğrendik Çorum’da da bir ÇerÇöp Çorbacılar ekibi oluştuğunu, ve bu çok hoşumuza gitti gerçekten” diyor Fuat.

Elini Çöplere Daldırmak, Ve İçerisinden Hayat Çıkartmak…

Çöpe atılması için hazırlanan gıda da çöptür. Sadece henüz çöpe atılmamıştır. O tertemiz ‘hijyen dolu’ ellerini o çöplere daldırdığın an ise tüm dünyaya bakışın değişiyor, hele ki bir de o çöpe atılan taze yiyecekleri bulup da toplamaya başladığın zaman anlıyorsun bu işin neden bu kadar önemli ve hayati olduğunu” sözleriyle duygularını aktaran gönüllüler “Bir tane pazar arabamız var. Bu araba ile gıdaları topluyoruz. Şimdilik Sıhhiye ve Ayrancı pazarlarından toplama yapıyoruz. Topladığımız bu gıdalardan çorba yaparak dağıtıyoruz. Biz aynı zamanda ekoloji aktivistleri ve hayvan hakları konusunda hassas olan bir ekibiz. Bizim nasıl yaşama hakkımız varsa hayvanların da o şekilde yaşama hakkı bulunuyor. Bu yüzden çorbamızda hiçbir şekilde hayvansal ürün kullanmıyoruz. Çorbamızın tamamını vegan olarak yapıyoruz.” diyerek doğaya ve doğayla bir bütün olan tüm canlılara olan saygılarını da dile getiriyorlar.

Haymatlos Mekan’da Çorba Hazırlığı – Foto: Emine Kart

“Tüketim Çılgınlığı İnsanlığı Sonuna Doğru Götürüyor”

Sistem tarafından dayatılan, insanlardaki tüketim çılgınlığı, marka tutkusu ve gösteriş merakı arttıkça insanlığın dünyaya daha fazla zarar verdiğini, ancak böyle bir hakkın asla bulunmadığını savunan ÇerÇöp Çorbacılar “Yeryüzünde birçok tarım arazisi, bitki ve hayvan türü yok oldu. Küresel ısınmadan kaynaklı dünyanın dengesi değişmeye devam ediyor. Biraz daha düşünerek yaşam ve tüketim tarzımızı belirleyebilirsek, hem kendimiz için hem de dünya için daha yararlı bir eylem yapmış oluruz. Tek amacımız dünyaya daha az nasıl zarar veririz olmalıdır. Kimsenin artık kimseyle bir şey paylaşmadığı bir dünyada yaşıyoruz. Ve bu dünya artık yaşanmaz hale geliyor. Biz de bu kapsamda kendimizce müdahale etmeye çalışıyoruz.” diyorlar.

ÇerÇöp Çorbacılar Ayrancı Pazarı’nda – Foto: Emine Kart

Çerçöp Çorbacılar yenilebilir ve özellikle bitkisel gıdanın gereksiz şekilde plastik ile paketlenmesine, yenilebilir haldeyken israfına karşı dururken, satın almadan da gerçek gereksinimlerin karşılanabileceğine inanıyorlar ve çöp denerek atılan gıdaların herkesi besleyebilecek kadar çok ve çeşitli olduğunu belirtiyorlar:
Bazı yiyecekler paketleri açılmadan, bozulmadan evlerde çöpe atılıyor. Oteller, cafeler, üniversite yemekhaneleri her gün kilolarca bozulmamış yemeği dökmekten çekinmiyor. Dünyada 1,5 milyar aç insan varken üretilen gıdanın dörtte üçü çöpe atılıyor ve bizler bu gıdanın sadece dörtte birini tüketiyoruz. Diğer taraftan bu gıdaların üretimi yeryüzüne, yani doğaya inanılmaz derecede zarar veriyor. Çünkü o gıdanın üretilmesi için tarım ilaçları kullanılıyor. Genetiğiyle oynanıyor, su kullanılıyor, gübre kullanılıyor. Bu gübrenin bir kısmı nitrojen içeriyor. Nitrojen de atmosfere salındığı zaman sera etkisi yapıyor ve atmosfer tabakalarının incelmesine neden oluyor.

Bu durum sadece gıda ile ilgili de değil. Aldığınız herhangi bir şeyin üretimi bile dünyaya muazzam zarar veriyor. Çünkü hiçbiri doğal yollarla üretilmiyor. Biz bunun sadece gıda tarafındayız. Çünkü gıda tarafı çok büyük bir ağ. Karşımızda çok büyük bir sistem bulunuyor. Dünyayı değiştiremeyeceğimizin farkındayız. Fakat en azından kendi çevremizi, dünyamızı ve hayatımızı değiştirebiliriz.

“Biz Para Harcamıyoruz, Siz de Harcamayın”

Gerek topladıkları gıdalara, gerekse pişirirken kullandıkları malzemelere bir kuruş para vermeden değerlendirdiklerini belirten Fuat, “Ufak bir tüpümüz var. Parayı sadece bunun için harcıyoruz. Dışarıda çorba dağıtırken, çorbamız soğumasın diye bu tüpü kullanıyoruz. Çorbamızı yapmak için Haymatlos Cafe’nin mutfağını kullanıyoruz. Arkadaşlar bize destek veriyor. Bu çorbanın içine attığımız gıdalar ise, pazarlardan ve marketlerden aldığımız gıdalardan oluşuyor.” diyor ve sözlerine ekliyor:

Haftada bir gün Pazar günleri çorba dağıtımı yapıyoruz. Saat 12:00’da çorbamızın doğrama temizleme işlemine başlayıp bitirdikten sonra, kaynatmaya başlıyoruz. Saat 16:30’da çorbamız hazır hale geliyor. Önce kendi karnımızı doyuruyoruz sonra da çorba dağıtımına başlıyoruz. Her Pazar 150 kişiye yetecek kadar yaptığımız çorbayı Karanfil ve Yüksel Caddesi’nin köşesinde dağıtıyoruz. Üstelik bunu bir lira dahi harcamadan yapıyoruz.
Pazarlardan ortalama 50 kilo gıda topluyoruz. Bu gıdaların sadece 10 kilosunu kullanabiliyoruz. Geri kalan gıdayı da ihtiyacı olan kişilere dağıtıyoruz. Kendimiz bile bu gıdalardan yararlanıyoruz.

Dünyanın pek çok yerinde benzer gıda dönüşüm ve paylaşım hareketleri hızla artarken, ardında hem zaten kıtlaşan kaynaklarımızın doğal, adil ve ‘gerektiği kadar‘ kullanımını amaçlıyor, hem de bu gıdaların üretiminde harcanan emeğin doğal kaynakların çöpe atılmayacak kadar değerli olduğunu savunuyor.

Yüksel’de Çorba Dağıtımı – Foto: Emine Kart

* * *
Sonuçta bu dünya, her ne kadar bazıları sahiplenmeye kalksa da, hiçbir insanın malı değil ve hiçbirimizin bu kaynakları hor kullanmaya ve zarar vermeye hakkımız yok.

Binlerce yıllık insanlık tarihinde bu dünya hiçbir hükümdara, imparatora, diktatöre veya zalime kalmadı, her biri sonunda doğaya boyun eğdi ve ya gübreye ya da toza dönüştü; geldikleri yere…
Sırf birileri dayatıyor ve birileri bundan rant sağlamak istiyor diye bu tüketim çılgınlığına, israfa doğanın hor kullanılmasına alet olmak ise herşeyden önce insanlık onuruna aykırı, varoluş amacımızın ve kökenimizin özüyle taban tabana zıt.

Hal böyleyken hala bu modern kölelik sisteminin bir parçası olmak veya temelden reddetmek elbette sizlere kalmış ancak sadece şunu da unutmayın ki hiçbirşey öyle gizli saklı kalmıyor, hele ki doğa kendine yapılanları asla affetmiyor.
Onuruyla yaşamak‘ bir erdem ise, bu onurun ‘doğal olarak‘ ancak yine doğadan geldiğini görmemek ise ancak ne geçmişe, ne şu ana, ne de geleceğe bakmayarak mümkünmüş gibi görünüyor…

Yüksel’de KHK’lar ile İhraçlara Karşı Süren #NuriyeGülmen, #SemihÖzakça ve #AcunKaradağ’ın Hak Arayışı Eylemi – Foto: Emine Kart

Fotoğraflar: Emine Kart

– W/İnadına Haber / 01 Ocak 2017 Pazar –

[/fusion_builder_column][/fusion_builder_row][/fusion_builder_container][fusion_builder_container hundred_percent=”yes” overflow=”visible”][fusion_builder_row][fusion_builder_column type=”1_1″ background_position=”left top” background_color=”” border_size=”” border_color=”” border_style=”solid” spacing=”yes” background_image=”” background_repeat=”no-repeat” padding=”” margin_top=”0px” margin_bottom=”0px” class=”” id=”” animation_type=”” animation_speed=”0.3″ animation_direction=”left” hide_on_mobile=”no” center_content=”no” min_height=”none”][fusion_content_boxes layout=”icon-with-title” columns=”1″ icon_align=”left” title_size=”” backgroundcolor=”” icon_circle=”” icon_circle_radius=”” iconcolor=”” circlecolor=”” circlebordercolor=”” circlebordercolorsize=”” outercirclebordercolor=”” outercirclebordercolorsize=”” icon_size=”” link_type=”” link_area=”” animation_delay=”” animation_offset=”” animation_type=”0″ animation_direction=”down” animation_speed=”0.1″ margin_top=”” margin_bottom=”” class=”” id=””]
[fusion_content_box title=”İşte Ba(ğ)zı Gerçekler” icon=”” backgroundcolor=”#e5e5e5″ iconcolor=”” circlecolor=”” circlebordercolor=”” circlebordercolorsize=”” outercirclebordercolor=”” outercirclebordercolorsize=”” iconrotate=”” iconspin=”no” image=”” image_width=”35″ image_height=”35″ link=”” linktarget=”_self” linktext=”” animation_type=”0″ animation_direction=”down” animation_speed=”0.1″]

– Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, halen 600 bin kişi Türkiye’de açlık sınırında yaşarken (bağımsız olarak yapılan araştırmalara göre ise bu sayı 15 milyonu geçmiş durumda), günlük 5 milyon ekmek çöpe atılıyor.

– Türkiye’de israf edilen ekmek miktarı, 4 milyon 495 bin 404 nüfuslu Hırvatistan, 4 milyon 300 bin nüfuslu Gürcistan ve 3 milyon 596 bin nüfuslu Moldova’nın tüketiminden daha yüksek.

– Dünya üzerinde 1.5 Milyar insan açlık çekerken sadece 2050 yılında gıda kıtlığından yarım milyondan fazla insanın öleceği düşünülüyor.

– Otellerde üç tabak yemekten ikisi çöpe atılıyor.

– Avrupa’da, ‘çöpe atılan gıda‘ anlamına gelen organik atığın toplam çöpe oranı %10’un altında iken, Türkiye’de çöpe atılan gıda oranı neredeyse %85 seviyesinde.

– FAO’ya göre yenilebilir gıdanın atılması sonucunda toplam zarar 750 Milyar Dolar.

Böyle gerçeklikler varken, hala SATIN ALARAK ve daha çok TÜKETEREK gerçekten birilerine YARDIM edebileceğinize inanıyor musunuz?

Herkesin büyük paralar harcayıp, ihtiyaç sahiplerine büyük yardımlar yapmasını, tüm dünyayı açlıktan ve susuzluktan kurtarmasını, mucizeleri beklemiyoruz ancak herkesin kendi tabağından sorumlu olduğunu, atılan her yenilebilir yiyeceğin sanılandan çok büyük değişimler yaratacağını da biliyoruz.

Biz temiz, ahlaklı, kimsenin canını acıtmayan, zararsız; “küçümsenmiş” sebzelerin gücüne inanıyoruz. Çünkü herkese yetecek kadar tarım ürünü elde etmek gerçekten mümkün.[/fusion_content_box]
[/fusion_content_boxes][/fusion_builder_column][/fusion_builder_row][/fusion_builder_container]

Reklamlar

yorum yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s