Ve T.C. Adaleti Dedi ki; “Hak Aramak Suç, Yalan Haber Özgürlük”

Akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça, haklarında yargı kararı olmadan yayınlarında “terörist” ifadesini kullanan iktidara yakın yayın organlarına karşı suç duyurusunda bulundu.

Gülmen ve Özakça’nın yaptığı suç duyurularına gecikmeksizin takipsizlik kararı veren Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ise, “Mevzuatımızda yalan haber yapılmasının doğrudan suç olarak kabul eden bir düzenleme söz konusu değildir” daçıklamasında bulundu. Haberlerin “ülkede yaşanan sürece uygun düştüğü, kötü niyetle hareket edilmediği” savunulan kararda, adeta tüm Türkiye ile dalga geçercesine “Türkiye Cumhuriyetinin ruhu, insan haklarına saygılı, hukukun üstünlüğüne bağlı, demokrasi ile beslenen çok sesliliktir” ifadeleri yer aldı.

İktidarın kontrolünde yayın yapan Akşam, Sabah, Star ve Takvim gazetesi ile internethaber.com gibi bir çok yayın organında Gülmen, Özakça ile Acun Karadağ’ı hedef alan ve “terörist” gibi gösteren haberler çıkması üzerine üç ismin avukatları, bu yayınlar hakkında hakaret, adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs, iftira, halkı kin ve düşmanlığı tahrik iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.

Akıllardaki Soru; Artık İktidarın Gerçekte Ne Olduğunu da Söylemek Serbest mi?

Suç duyurusuna takipsizlik kararı veren Başsavcılık ise kararında, üç isim hakkında çıkan haberlerin “kötü niyetli” olmadığını savundu. İktidar tarafından yargısız infaz ile önce işlerinden atılan, ardından da başladıkları açlık grevilerini kamuoyundan uzak tutmak amacıyla tutsak alınan Gülmen ve Özakça adeta halkın gözü önünde ‘ölüme mahkum’ edilirken, “Haberlerde, söz konusu açlık grevini yapan müştekilerin yasa dışı terör örgütü üyesi oldukları yönünde haber yaptıkları, söz konusu haberlerde ortak illiyet kurulmasının ülkede yaşanan sürece uygun düştüğünden, kötü niyetle ve suç işleme kastıyla hareket edildiği iddiası soyut kalmaktadır” denilen karara göre “Yalan haber yapmak” suç değil “basın özgürlüğü” olarak değerlendirildi.

Her ne kadar hukuk örgütlerinin neredeyse tamamı bu karar üzerine, artık iktidarın işlemiş ve işlemekte olduğu tüm suçların haberleştirilmesinin önünde hiçbir hukuki engel kalmadığının Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tescil edildiği yorumlarını yapsa da, halen çeşitli hapishanelerde tutulan 170 civarı basın mensubunun tutukluluk durumlarında bir değişiklik olmaması, hala zor koşullarda habercilik yapmaya çalışan gazetecilerin önünde büyük bir engel olarak durmaya devam ediyor.

Tüm dünyada tutuklu gazetecilerin yarısına yakını Türkiye’deki hapishanelerde tutuluyor.

– W/İnadına Haber / 05 Haziran 2017 Pazartesi –

yorum yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s