Nuriye ve Semih’i Destekleyen Aydınları ‘Uyaran’ Soylu’ya Sorular: “Bu Tehditler Makamdan mı, Korkudan mı?”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 111 gündür açlık grevinde olan ve bu nedenle tutuklanan eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça için iktidara yazılı çağrı yapan 111 aydını “Neyin altına imza attığınızın farkında mısınız?” sözleriyle tehdit etti.

Söz konusu ilanda imzası bulunan aydınlara, attığı tweetler ile tehditlerde bulunan Soylu, ilana verilen desteği “İki terör örgütü üyesine hamilik” diye nitelerken, aydınları polise ve istihbarata güvenmemekle suçladı.

Gülmen ve Özakça’yı bir kez daha ‘terör örgütü üyesi’ ilan eden Soylu, şu ifadeleri kullandı:
Bugün birtakım gazetelerde DHKP-C terör örgütünün talimatlarına eksiksiz uyan, bu örgütün mensupları için gerçekleri saptırarak ilan verenler. Başınıza gelen en ufak olayda yardım istediğiniz polisin bilgisine, istihbaratına ve tespitlerine güvenmiyorsuuz. Ancak terör örgütü üyelerine güveniniz sonsuz! Hepinizin devletini terör örgütü karşısında hareketsiz ve etkisiz hale getirmek, suçlu, göstermek için yola çıkanlar… Neyin altına imza attığınızın farkında mısınız? Peki terör örgütüne cesaret vermek için bu ilanı yayınlayanlar?

Bunlar da Halkın Soruları: “Siz Ne Dediğinizin Farkında mısınız?

Haddini defalarca aşarak Türkiye’nin bir bakanından çok iktidarın bir militanı haline gelen Soylu’nun bu tehditkar ifadeleri yurttaşlardan da yoğun tepki alırken, kendisinin sebebi henüz anlaşılamayan bu agresif tavırları hakkında şu sorular sorulmaya başlandı:

– Haklarındaki tüm iddialarınız ve partiniz savcıları tarafından yöneltilen ithamlarınız, bu ülkenin mahkemelerince reddedilmiş ve Nuriye ile Semih, yere göğe koyamadığınız ‘Yüce Türk Adaleti’ karşısında her defasında aklanmış iken, makamınızı karıştırıp hem savcı, hem hakim, hem de cellatlığa soyunmuş olmanız, henüz ardımızda bıraktığımız Ramazan rehavetinden mi, size verilen parti talimatlarından mı, yoksa halkın ‘Adalet’e olan açlığının iktidarınızda hissettirdiği korkudan mı kaynaklanmaktadır?

– ‘En ufak olayda yardım istediğiniz’ diyerek lanse ettiğiniz kurumların, iktidarın bir lütfu değil de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin resmi kurumları olduğunun, demokrasi ile yönetilen ülkelerde bu kurumların iktidar talimatlarıyla diktatörlerin fedai kuruluşları şeklinde değil de halkın güvenliğini her türlü talimatın üzerinde tutan kurumlar olduğunun farkında mısınız?

– Bu ülkenin yurttaşlarının, her fırsatta üstlerine saldırttığınız, sadece 7 Haziran 2015 sonrasında 2000’den fazla sivil yurttaşın ölümüne sebep olan polise, cihatçıların eylemleri ile organizasyonlarına her türlü lojistiği sağlayan, göz yuman ve sayısız ihbarları görmezden gelen istihbarata mı güvenmesini istiyorsunuz? Ciddi misiniz?

– Zaten referandumda ‘Hayır’ diyenler ile şu günlerde ‘Adalet’ arayışında olanları çoktan ‘terörist’ ilan etmiştiniz. Ancak 15 Temmuz sonrasında ‘terörist’ ilan ettiklerinizi de, o güne kadar kol kola yürüyüp devlete siz yerleştirmiştiniz.
Şimdi gerçek terörist Adalet isteyen midir, yoksa devleti bu hale getiren midir?
Gerçek Terör örgütü hakkını arayanlar ile hak arayışını savunanlar mıdır, yoksa el ele kol kola ülkeyi parselleyen, talan eden, yendi yurttaşını katledenler midir?

– Bu ülke aydınlarının tek amacının, devletin içine terör örgütlerini elleriyle yerleştirenlere karşı mücadele etmek ve ülkeyi yeniden demokrasiyle yönetilen bir cumhuriyet haline getirmek olduğunu görmeniz için rüzgarın kaç kez yön değiştirmesi, sizin kaç siyasi parti daha değiştirmeniz gerekiyor?

– Bu sözleri ve tehditleri, sahip olduğunuz makamdan aldığınız güçle ortalığa savururken, o makamın gerçek sorumluluklarını görmezden görebilmek için nasıl bir ruh halinde olmak gerekiyor, sırrınızı açıklar mısınız?

Aydınlar Ne Demişti?

Aralarında Ayşe Kulin, Ahmet Ümit, Ercan Kesal, Ferzan Özpetek, Fatih Portakal, Hayko Çepkin, Halil Ergün, Korkut Boratav, Meltem Cumbul, Murathan Mungan, Müjde Ar, Menderes Samancılar, Müjdat Gezen, Rutkay Aziz, Selçuk Yöntem, Türkan Elçi, Zülfü Livaneli ve Zuhal Olcay’ın da olduğu aydın, sanatçı, milletvekili ve insan hakları savunucusu 111 yurttaş Hürriyet, Cumhuriyet, Birgün ve Evrensel gazetelerine ilan vererek 111 gündür açlık grevinde olan Gülmen ve Özakça’nın durumunun kritik seviyeye geldiğini ve acil bir şekilde adım atılması gerektiğini belirtmişti.

111 isim, iktidara şu ifadelerle seslenmişti:

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça OHAL kararnamesi ile işten atılan beş bin akademisyen, elli bin öğretmen ve yüz elli bin çalışandan sadece ikisi. İşe geri dönme talebiyle açlık grevine gittikleri için cezaevine atıldılar. 111 gündür açlar. Nuriye ve Semih ölmesin. Çalışma hakları geri verilsin. Okullarına dönebilmeleri ve hayatlarına devam edebilmeleri için devletin gereken adımları atmasını istiyoruz. Adalet ve demokrasi bunu gerektirir.

– W/İnadına Haber / 27 Haziran 2017 Salı –

yorum yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s