Sivil Darbe’den 2018 Yılbaşı Paketi: “AKP İçin Vur, Yandaş Ol İşi Kap, Değilsen Teröristsin”

16 Temmuz 2016’da sessiz sedasız ilan edilen ‘Sivil Darbe’ yönetimi 2017 yılını yeni bir KHK ile kapattı. İktidar OHAL ve KHK’ler olmadan adım bile atamayacağını bir kez daha ispatladı. Herkes yeni yıl arefesinde hediye paketi beklerken gelen son “Hukuksuzluk Çuvalı”nda tarıma son darbeden tek tip elbiseye, iktidar için vurana yargı muafiyetinden taşerona yandaş rüşvetine, çok sayıda ‘akıllara zarar’ icat yer alıyor.

15 Temmuz 2016 gecesi gerçekleştirilen operasyonun ertesinde iktidar tarafından ilan edilen ‘Sivil Darbe’, iktidara tatlı, halka acı meyvelerini vermeye devam ediyor. 22 Aralık 2017 Cuma akşamı TBMM’nin apar topar tatil edilmesinin ardından 2017’nin son hukuksuzluğuna girişen darbe hükümetinin 695 ve 696 sayılı KHK’leri 24 Aralık Pazar günü Resmi Gazete’de yayınlandı.

Yılbaşı arefesinde “Darbe Baba”nın “Hukuksuzluk Çuvalı”ndan çıkanlar şu şekilde:

Yargısız İhraçlar

695 sayılı KHK kapsamında çeşitli kurumlarda görev yapan 2 bin 766 personel kamudan ihraç edildi. Bu personelin çoğunluğunu ise 637 ihraç ile TSK ve 425 ihraç ile İçişleri Bakanlığı’na bağlı emniyet birimleri oluşturdu.

Tarıma da Darbe

Bir önceki düzenlemeler ile yerli tütün üretimi ile satışına kısıtlama ve hapis cezası getirilirken, son KHK ile tütün tohumlarının üretim, ihraç, ithali ve üretim izinleri Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın izin ve henüz sınırları belirlenmemiş ek vergilerine tabi olacak.
Ayrıca tüm tesis ve fabrikaları zaten satışta bulunan Şeker Kurumu da 695 sayılı KHK ile kapatıldı.

Böylelikle Türkiye’de ‘yerli’ şeker üretimi tarihe karışırken, yerli tütün piyasasının da üzerine son toprak atılmış oldu.

İktidar Modaya da El Attı

Ülkenin gerçek sorun ve meselelerinin çözümünden çok yeni sorunlar üretmeye azmaden iktidar moda konusuna da el attı ve 696 sayılı KHK ile “Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar nedeniyle cezaevinde hükümlü ve tutuklu bulunanlar” için kıyafet zorunluluğu getirdi.
Tasarımının hangi AKP’li tarafından yapıldığı srı gibi saklanan kıyafetlerde ise 2018’in moda renkleri badem kurusu ve gri olarak açıklanırken, iktidar uygulama gerekçesinde ise, son aylarda her açıklamasında ABD yargısına saldırmasına rağmen, ABD’deki kıyafet uygulamalarını örnek gösterdi.

AKP İçin Vur, Dokunulmazlık Al

696 sayılı KHK ise ülke güvenliği açısından tam anlamıyla bir tehlike oluşturuyor. “Resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın 15/7/2016 tarihinde gerçekleşen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden” şahısların, fiilleri nedeniyle hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğu olmayacağını belirten madde doğrultusunda ‘AKP adına’ suç işleyen herkese yargı muafiyeti getiriyor.

Özellikle “bunların devamı niteliğindeki” gibi son derece belirsiz ve ucu açık bir ifade kapsamında, isteyen her şahıs, ister 15 Temmuz’da iktidar tarafından dağıtılmış bulunan, isterse kendi olanakları ile temin ettiği çeşitli silahlar ile gasp, saldırı, cinayet, hırsızlık, talan, tecavüz ve daha pek çok suçu işleyebilecek ve bu suçları “iktidar adına” işlediğini beyan ederek yargıdan ve cezadan kaçabilecek.
Bu düzenleme ile iktidar, SADAT ve Osmanlı Ocakları gibi kendi kurduğu terör organizasyonlarıyla elinde bulundurduğu tekeli genişleterek, hızla silahlandırmakta olduğu tüm yandaşlarının da kendi terör organizasyonlarını oluşturmasının önünü açmış oldu.
Bilindiği üzere Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Polis ve Jandarma Özel Harekat birimlerince yürütülen iç savaş ve sivil katliamlar sırasında, özellikle AKP gençlik kolları kadrolarının içerisinden “Halk Özel Harekat – HÖH” adlı bir çete türemiş, geçtiğimiz günlerde ise bu çete resmi olarak bir dernek kurarak terör faaliyetlerini devlet koruması altında yürütmeye başlamıştı. Son KHK ile de bu tür iktidar yanlısı terör örgütlerinin silahlı ve kanunsuz faaliyetlerinin önündeki yasal engeller de kaldırılmış oldu.

TBMM’ye By-Pass, Taşerona Yandaş Süzgeci

İktidar tarafından söz verilmesine rağmen bir türlü TBMM gündemine getirilmeyen “Taşeron işçilerin kadroya alınması“na yönelik düzenleme ise 22 Aralık Cuma günü meclisin tatil edilmesinin hemen ardından çıkartılan KHK’lere dahil edildi. Bu sayede taşeron işçilerin kadroya alınması konusunda işçi haklarının mecliste müzakeresinin ve yaşanacak hak gasplarına karşı yargı denetimi ile müdahalesinin de önüne geçilmiş oldu.

Son düzenlemeye göre taşeron statüsünde çalışmakta olan işçilerin ilk önce tüm haklarından feragat etmesi, sonrasında ise yazılı başvuruda bulunması ve sözlü/yazılı ya da uygulamalı sınava girmeleri öngörülüyor.
Bu sınavın şekli, yöntemi ve içeriği hakkında hiçbir bilgi verilmezken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu’nun açıklamalarına göre ise işçilerin bu sınav için herhangi bir kursa gitmelerine veya hazırlık kitabı almalarına gerek bulunmuyor. Zira kadroya alınacak personelin seçim kriterlerine halihazırda İçişleri Bakanlığı tarafından karar veriliyor.

Bakan Sarıeroğlu, “Şu an belediyelerimizde personel çalıştırmaya dayalı hizmet alımı kapsamında çalışanların tamamını, belediyelerimizin iktisadi teşekküllerinde işçi kadrolarına alıyoruz” şeklinde açıklamada bulunurken, hatırlanacağı üzere bir önceki KHK’lerde, başta iktidar tarafından kayyım atanan ve yönetimlerine Beştepe tarafından el konulan belediyeler olmak üzere tüm personel alımlarının İçişleri Bakanlığı tarafından yapılacağı yönünde bir düzenleme gerçekleştirilmişti.

Darbe Yargısı da Tamam

İktidar taraından 2017 yılında Türkiye’nin Adalet sisteminin tabutuna çakılan son çivi ise yüksek yargıda oldu. 696 sayılı KHK ile Yargıtay’a 100, Danıştay’a 16 yeni üye atandı, AKP Genel Başkanı tarafından atanan Hukuk ve Ceza Genel Kurulu üyeleri ise sabitlendi. Elbette ki üye sayıları arttırılan yüksek yargıya yeni atamalar da AKP Genel Başkanı tarafından gerçekleştirilecek.

Adalet sisteminden gerçekleştirilen bu son gelişme ile, iktidarın intikam organlarına dönüştürülen alt kademe mahkemeleri tarafından alınacak kararlar, Beştepe’nin darbe mahkemesi haline dönüştürülen yüksek yargıda onaylanacak ve tüm itirazların önüne geçilecek. Bu sayede hırsızlıktan cinayete, tecavüzden yolsuzluğa tüm suçlar iktidarın denetiminde gerçekleştirilecek.

2017’nin son haftasına damgasını vuran bu “Hukuksuzluk Çuvalı” ile iktidarın Türkiye’ye 2018 yılındaki tek vaadi ise, artık bizi bekleyen her yeni günün, bir öncekinden çok daha karanlık olacağı şeklinde.

Ülkenin, hak ve hukukun yok oluşunu sessiz sedasız televizyonlarından ve internet sitelerinden izleyenlere tek tavsiyemiz ise, bu sessizliklerini sürdürdükleri sürece kendilerini bekleyen bu karanlığa ve sıralı sırasız herkesi vuracak olan haksızlıklara bir an evvel alışmaları yönünde…

– W/İnadına Haber / 25 Aralık 2017 Pazartesi –

Kapak Görseli: Carlos Latuff – The Global Post / 2017

yorum yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s